Bugün hayatımızın her yanında olan, o olmadan hayatımızı daha kolay şekilde devam ettirmemizin çok zor olduğu bir yaklaşımı/kavramı açıklamak istiyorum. Yazılım geliştiricilerin çoğunun aşina olduğu bir prensip. KISS (Keep it simple, stupid) yani “Basit tut, aptal!”.

Basit Tut, Aptal

KISS tasarım prensibi, 1960’da Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nda Uçak Mühendisi olarak görevli olan Kelly Johnson tarafından ortaya atıldı. Ardından bu prensip başta Yazılım Mühendisliği olmak üzere birçok mühendislik alanında ve hayatımızın birçok alanında yer buldu. KISS prensibi, kısaca her ne yapıyorsanız basit bir şekilde yapmanızı söyler. Yaptığınız, geliştirdiğiniz veya anlattığınız her ne ise, onu öyle gerçekleştirin ki basit olsun ve herkese hitap etsin. Bu prensibe uyan birçok insan, kurum veya şirketin hemen hemen her zaman başarıya ulaştığını görüyoruz. Neden? Çünkü anlaşılmak ve anlaşılamamak arasındaki farkı biliyorlar. Basitlik aslında yukarıdaki görselde, Steve Jobs’ın 2006 yılında sunmuş olduğu yeni iPod için söylediği sözde olduğu gibi ifade edilebilir;

1.000 şarkı sizin cebinizde.

Yani diyor ki, şöyle uçtuk şöyle yaptık değil. Sizin cebinize 1000 tane şarkı koyuyorum, bu kadar. Basit ve sade. Bu bakış açısı o kadar başarılı oldu ki, günümüzde basitlik denilince hemen hemen herkesin aklına yalnızca Steve Jobs geliyor. Kendisi hayatta olmasa dahi onun mükemmel basitlik olgusunu Apple ürünlerinde halen görüyoruz. Diğer yandan bir de Google var. Google olmadan önce de bir çok tarayıcı vardı (Archie, Web Crawler vs). Hepsi de aynı işlevi görmesine rağmen aralarından sivrilen ve dünya devi olan sadece Google. Sadece basit bir kutu ve arama tuşu onu dünyanın devleri arasına soktu.

Bu ne lan? Sadece zihnim

Basitlik o kadar önemli ki, hayatımızda başarıya ulaşmanın aslında en önemli yollarından biri. Eğer bir konuda çok iyiyseniz ve kendinizi basit bir şekilde anlatamıyorsanız, ne kadar iyi olursanız olun başarısızlık tam karşınızda demektir. Tasarladığınız logo basit değilse, elendiniz. Geliştirdiğiniz yazılım basit değilse, çöp. Neden mi? Kimseye yararınız dokunmuyorsa, sadece kendi dünyanızda bir şeyler yapıyorsunuz demektir. O zaman yaptığınız her ne ise uzun vadede size faydadan çok zarar getirmesi kaçınılmaz.

Tabi bu konuda uzun uzadıya araştırmalar ve kitaplar da var. Örneğin John Maeda, The Laws of Simplicity (Sadeliğin Yasaları) kitabında bunu maddeler halinde açıklıyor. “Basitliğe ulaşmak için azaltın, küçültün ve farklı olun” diye tekrar tekrar üzerinde duruyor.

Diğer yandan Kristiina Karvonen, The Beauty of Simplicity (Sadeliğin Güzelliği) adlı makalede bu konuya şöyle değiniyor;

In our times, the same thing is happening all over again — we choose our own aesthetics. In this era of praising individuality (at least in the so-called Western society), we have a plurality of aesthetic worlds around us. Still, it might be possible to find something to combine and bring together this variety. Simplicity might be the key to do this.

Çağımızda, aynı şey tekrar meydana geliyor — biz kendi estetik algımızı seçiyoruz. Bu bireysel övgü devrinde (en azından Batı Toplumu’nda), etrafımızda çok sayıda estetik dünya var. Yine de tüm bu çeşitliliği bir araya getirmek için bir şeyler bulmak mümkün olabilir. Sadelik belki de bunun anahtarıdır.

Basitlik, yadsınamayacak kadar önemli bir konu. Hayatımızın her anında karşımıza çıkıyor. İster bir iş görüşmesi olsun, ister bir mühendislik tasarımı.

Faydalı olması dileğiyle, hoşçakalın :)

Diğer yazılarımı incelediniz mi?

  1. Bir Motivasyon Kaynağı: Matthew Effect
  2. Microsoft’taki Staj Günlüğüm

Kaynaklar

  1. John Maeda, The Laws of Simplicity
  2. Kristiina Karvonen, The Beauty of Simplicity — Department of Computer Science, Helsinki University of Technology